Hatırlanacak bir anı...
Geçen sene bakanlık görevlendirmesi nedeniyle üç aylığına Arnavutluk'ta yaşamıştım. Üç ayımın sonlarına doğru, hayatım boyunca unutmayacağım bir anım oldu. Yürümeyi sevdiğim için işten otele ya da otelden çarşıya gideceğim zaman genel olarak yürümeyi tercih ediyordum. Böylelikle yaşadığım kenti köşe bucak tanımış ve gezmiş oldum. Yolun üstünde bulunan gizli saklı kalmış küçük, şirin kafelerde dinlenmek en büyük keyfimdi. Oldum olası, küçük, şirin kafelerde bir kahve molası vermeye bayılmışımdır. Görevimin bitmesine bir hafta kadar kala yeni bir yol keşfetmiştim. Nehir kenarında 2-3 katlı evler vardı. 2 katlı, içinde her tarafta güller, çiçekler, ağaçlar kaplı yemyeşil, muhteşem bahçeli bir evin önünden geçerken alt katın masalı sandalyeli olduğunu fark ettim. Kapısı kapalı ve içindeki masa sandalyeler pek düzenli değildi. Şu an faaliyette olmadığı belliydi, tabi ama yine de bir şansımı denemek istedim. İçeri girmek için bahçeye doğru yöneldim. Bahçe kapısı kilitliydi. İçimde o ba...